Anti-kahraman ne tam kötü ne tam iyi. Walter White, Tony Soprano, Dexter Morgan gibi karakterler izleyiciyle güçlü bir empati bağı kurar, ahlâki açıdan sorgulanabilir eylemler yapsa da. İzleyici onları desteklerken hem eğlenir hem de kendi değerlerini sorgular; bu gerilim iyi yazılmış anti-kahramanın gücüdür.
Anti-kahraman modası aşırıya kaçtı. Her kötü davranan karakteri anti-kahraman olarak sunmak mümkün değil. Gerçek anti-kahraman izleyicide çelişkili duygular yaratmalı, sadece cool görünen bir kötü adam değil.
Breaking Bad'in seyri anti-kahramanın nasıl evrildiğinin en iyi örneği. Walter White başlangıçta acı çeken, sempatik bir adam. Ama dizi ilerledikçe fark ediyorsun aslında her zaman böyleymiş, sadece koşullar ortaya çıkardı. Bu yavaş dönüşüm seriyi unutulmaz kılıyor.